Acemoğlu: Liberalizm, paylaşılan refah olmadan yaşayamaz
Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, liberalizmin ayakta kalabilmesi için "paylaşılan refahın" ve "çalışanların onurunun" şart olduğunu belirtti. Hindustan Times'a verdiği röportajda Acemoğlu, teknolojinin ve özellikle yapay zekanın (YZ) gelecekteki rolüne dair önemli açıklamalarda bulundu.
Acemoğlu, "Liberalizm, paylaşılan refah olmadan yaşayamaz. Çalışanların onuru olmadan yaşayamaz" diyerek, liberal demokrasinin geleceğinin işin ve YZ'nin geleceğiyle şekilleneceğini vurguladı. Teknolojinin dönüştürücü gücüne dikkat çeken ekonomist, "Pazar" veya "bir avuç teknoloji şirketi" gibi aktörlerin bu tür teknolojilerde doğru seçimleri yapacağını varsaymamamız gerektiğini söyledi.
Teknolojinin, özellikle YZ'nin, "birden fazla uygulanabilir yol" sağlayabileceğini belirten Acemoğlu, ancak bu yolların seçiminin hem paylaşılan refahın geleceği hem de liberalizmin vaadi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Acemoğlu'ya göre, YZ'nin doğru yönetilmesi halinde faydalı olabileceği, ancak bu süreçte "kapsayıcı kurumların" rolünün kritik olduğunu söyledi. Kapsayıcı kurumları, insanlara eşit şartlarda ekonomik aktiviteye katılma, beşeri sermaye inşa etme ve yenilik yapma fırsatları sunan kurumlar olarak tanımladı.
Acemoğlu, "teknokrasi" içinde liberal demokrasinin yer bulamayacağını savundu. Demokrasi ve liberal demokrasinin, insanların ekonomik veya sosyal güç açısından "hakimiyet altında olmamasını" gerektirdiğini, bunun da teknokraside mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca, eleştirel tartışmaların mümkün olduğunu ancak bunun, "insanlık tarihinin en güçlü şirketleri tarafından kontrol edilen algoritmalar" söz konusu olduğunda zorlaştığını ekledi. Bu nedenle sosyal medya ve YZ'nin düzenlenmesi gerektiğini savundu.
Nobel ödüllü ekonomist, "kapsayıcı kurumların" geleneksel olarak neden kıt olduğunu da açıklayarak, bu kurumları inşa etmenin zorluğunu ve elitlerin kaynakları tekelleştirmek ve ekonomide avantaj sağlamak için "çıkarıcı" kurumlar tasarlayabildiğini belirtti. Acemoğlu, YZ'nin hızla gelişen makinelerle rekabet edip edemeyeceği sorusuna ise "proaktif bir yönetişim gündemi" çağrısı yaparak yanıt verdi. Bu, YZ'nin savunmacı bir şekilde düzenlenmesi değil, toplumun genelinin YZ'den nasıl faydalanabileceği konusunda bir fikir birliği oluşturmak ve bu amaca ulaşmak için kurumlar inşa etmek anlamına geliyor. Acemoğlu, bunun merkezinde "işçi yanlısı YZ" olduğunu söyledi.