Ankaralı emlak zengini 400 milyondan fazla miras için öldürüldü
Ankara’da 16 Aralık 2025’te hayatını kaybeden 43 yaşındaki Ramazan Arıkan’ın kamuoyunda ‘dana deviren’ olarak bilinen ksilazin etken maddeli ilaçla aile yakınları ve eski eşinin sevgilisi tarafından zehirlendiği ortaya çıktı.
Ankara’da 16 Aralık 2025’te hayatını kaybeden 43 yaşındaki müteahhit Ramazan Arıkan’ın ölümüne ilişkin davada yeni detaylar ortaya çıktı. Arıkan’ın, eski eşi Sultan Seki (40), oğlu Batuhan Arıkan (16), Sultan Seki’nin sevgilisi Mustafa Ünal (42), kızı Hacer Sude Arıkan (20), sağlık çalışanı Ertan Ede (39), Avukat Özge Topsoy (31), Sude Arıkan’ın arkadaşının annesi Teslime Çelik (40) ve diğer sanıkların yer aldığı dosyada, Ramazan Arıkan’ın ‘dana deviren’ olarak adlandırılan ksilazin etken maddeli ilaçla zehirlendiği ortaya çıktı. Arıkan’ın ölümünün ardından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan dosyada, sanıkların telefon kayıtları, kamera görüntüleri ve adli tıp raporlarının yanı sıra çeşitli delillere yer verilirken, davanın ilk duruşmasının 5 Kasım’da görülmesi bekleniyor.
"İlk başta Temmuz ve Ağustos ayında bir zehirleme girişimi söz konusu oluyor"
Yaklaşık 20 yıldır Avukat olduğunu söyleyen Soner Aslan, "2025 yılının Temmuz ya da Ağustos aylarında anne Sultan Seki, oğul Batuhan ve Anne Sultan Seki’nin sevgilisi Mustafa tırın yanındayken Ramazan Arıkan’ı öldürmek üzerine bir plan, program yapıyorlar. Bununla ilgili olarak da GATA denilen hastanede görevli bir temizlik personeli ve Mustafa Ünal tarafından tanınan sanık Özge’den ilaç temini ile ilgili olarak bir görüşme trafiği başlıyor. İlk başta Temmuz ve Ağustos ayında bir zehirleme girişimi söz konusu oluyor. Fare zehri ile bunu gerçekleştiriyorlar. Ancak o tarihli hastane kayıtlarında da görüldüğü üzere fare zehri bu noktada bir etki etmediği için ölüm gerçekleşmiyor. Ramazan Arıkan’ın yaklaşık 400-500 milyon liralık bir mal varlığı var. Bu mal varlığına erişimi sağlayabilmek için ölüm olayının gerçekleşmesi kendileri açısından elzem olduğundan, devamında 16 Aralık 2025 günü Sultan, oğluna daha önceden verdiği ilacı yanına almasını söylüyor. Batuhan ve babası Ramazan pikniğe gidiyorlar. Bu sırada Mustafa’yı da Sultan, kuzeni olarak tanıtıyor" dedi.
Aslan, ailenin piknik sırasında Ramazan’ın salatasına ve ayranına ilaç kattığını belirterek, ayranı içtikten sonra sersemlemeye başlayan Ramazan’ın Mustafa’nın kullandığı araçla eve götürüldüğünü anlattı. Ramazan’ın arka, Batuhan’ın ise ön koltukta oturduğunu aktaran Aslan, Sultan’ın da araçla onları takip ettiğini ve eve geldiklerinde Batuhan’ın evde kimsenin olup olmadığını kontrol etmek için yukarı çıktığını ifade etti.
"Batuhan, babasının kollarına tutuyor, Mustafa şırıngayla kalbine enjekte ediyor"
Batuhan’ın babası Ramazan’ın koluna girerek eve çıkarttığını dile getiren Soner Aslan, "Yaklaşık 1 buçuk saat civarında bir mücadele gerçekleşiyor. Öncelikle babanın suyuna bir ilaç katması oluyor. Ramazan buna rağmen ölmüyor. Mustafa ölümün kesinlikle gerçekleşmesini planladıkları için atletini yırtıyor. Batuhan, babasının kollarına tutuyor. Mustafa şırıngayla kalbine enjekte ediyor. Bu sırada ölüm gerçekleşmemiş kalp atıyor, hareket kabiliyeti çok az da olsa varmış. Batuhan’ın anlatımları bu yönde. İlk şırıngadan sonra ölüm gerçekleşmemiş diye tekrar kalpten enjekte ediyor. Ölüm tekrar gerçekleşti mi diye kontrol ediyor. Gerçekleşmediği için bu defa da kalçadan enjekte etmek suretiyle ölümün gerçekleşmesini bekliyorlar" şeklinde konuştu.
Aslan, Ramazan’ın kızı Sude’nin kapıyı çalmasının ardından bir süre kapının açılmadığını, daha sonra içeri alınarak plan doğrultusunda bazı beyanlarda bulunulduğunu anlattı. Sultan’ın da eve gelmesinin ardından Batuhan, Sultan ve Mustafa’nın evden ayrıldığını belirten Aslan, Sultan’ın Mustafa’ya şırınga ve benzeri bazı malzemeler verdiğini, Mustafa’nın bunları uzak bir yere attığını aktardı. Aslan, araç başında Batuhan’ın anneannesi Döndü’nün "Hallettiniz mi?" diye sorduğunu, Batuhan’ın ise "Hallettik anneanne" şeklinde cevap verdiğini ifade etti.
"Sultan, Mustafa, Batuhan ve Ertan tutuklu durumda"
Döndü hakkında verilen takipsizlik kararına kendisi ve Avukat İbrahim Gür tarafından itiraz edildiğini vurgulayan Aslan, "Tüm bu eylemlere yönelik olarak Sultan, Batuhan ve Mustafa’yla ilgili olarak ‘tasarlayarak öldürme sebebiyle’ bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var. Aynı şekilde Hacer’e yönelik olarak da üstüne karşı ‘tasarlayarak öldürme eylemine ilişkin’ olarak bir ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi var. İlaç temin eden hastane personeli ve sanık Özge ile ilgili olarak da ‘yardım etme’ sıfatıyla bir cezalandırma talebi. Suç delillerini gizleme Teslime’ye yönelik olarak da buna ilişkin bir cezalandırma talebiyle dava açılmış durumda. Şu an Sultan, Mustafa, Batuhan ve Ertan tutuklu durumda. Diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı" ifadelerini kullandı.
"Babasının öldüğünü görüyor"
Olayların devamını anlatan Avukat Soner Aslan, şu ifadelere yer verdi:
"Sude eve girdikten sonra Sultan, Batuhan ve Mustafa evden ayrılıyorlar. Sude arkadaşıyla telefonla konuşurken babasının olduğu odaya giriyor. Babasının öldüğünü görüyor ve bu noktada arkadaşıyla konuşurken de arkadaşı Hazal hemen Sultan’a telefon açıyor. Diyor ki ‘Ramazan amca ölmüş herhalde eve bir gidin’. Hazal annesine söylüyor ve Hazal’ın annesi Teslime olay yerine geliyorlar. Olay yerinde odaya Batuhan, Sultan ve Teslime içeri giriyorlar. Sultan, Batuhan’a yönelik olarak diyor ki ‘Teslime teyzen her şeyi biliyor. O atleti, ilaçları, delilleri ver’. Teslime bunları teslim alıyor. Evine götürüyor. Atleti önemsiz diye atıyor. Sözde ilacı ‘ne olduğunu bilmiyorum’ diye döküyor. Sözde içerisinde bir kısım altından bahsediliyor. Altını da daha sonra Sultan’a teslim ettiğini söylüyor" dedi.
Soner Aslan, dosya kapsamında duruşmanın 5 Kasım’da görüleceğini belirterek, sanıkların tutuksuz yargılandığını ancak tutuklanmaları yönündeki taleplerini mahkemeye ileteceklerini söyledi. Sanıkların ifadelerinde çelişkiler bulunduğunu ifade eden Aslan, Mustafa’nın telefonunda ilaçlara ait fotoğraflar bulunduğunu, bu fotoğraflar kendisine gösterildiğinde önce ‘bilmediğini’ söylediğini, ardından ise fotoğrafları ‘Sultan’ın gönderdiğini ve Sultan’ın kullandığı araçta çekildiğini’ kabul ettiğini aktardı. Aslan, Sultan’ın ise söz konusu fotoğrafları ‘Mustafa’ya göndermediğini’ savunduğunu dile getirdi.
Avukat Sonar Aslan, Mustafa ile Sultan’ı, Sultan’ın annesi Döndü’nün tanıştırdığının söylendiğini ifade ederek, Ramazan’ın bu ilişkiden haberdar olmadığını anlattı. İlişkinin çevrelerinden gizlendiğini aktaran Aslan, Sultan’ın da ilk ifadesinde ‘Mustafa ile gönül ilişkisini kabul etmediğini’, mesaj kayıtları gösterilince ‘ilişkiyi kabul ettiğini’ söyledi.
"Alkol, uyuşturucu gibi bir ithamda bulunmak suretiyle aslında dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar"
Kullanılan ilacın ‘Ksilazin’ olduğunu söyleyen Aslan, "Halk arasında dana deviren olarak da tabir edilen ancak at sakinleştirici özelliği ve orada kullanılan ksilazin etken maddesinin olduğu bir ilaç kullanılıyor. Olayın gerçekleştiğinde de Batuhan’ın babasının kollarını tutup direkt kalbe enjekte edilmesi de vücutta salınımın daha hızlı olmasının ve ölümün kesinlikle gerçekleşmesine yönelik bir iradeyi ortaya koyuyor. Cenaze olduğunda aslında bir plan ve kurgu üzerine hareket ettiklerinden eve ‘içki şişesi koymuşlar’. Oysaki herhangi bir içki kullanılmıyor. Kendi ifadelerinde de bu içki şişesini ‘senaryonun bir ürünü olarak koyduklarını’ kabul ediyorlar. Cenaze sırasında ve olay yerinde planı uygulamak adına ‘dışarıdan ne yedi, ne içti, ben ne bileyim’ demek suretiyle, aslında bir zehirlenme ya da aldığı bir alkol, uyuşturucu gibi bir ithamda bulunmak suretiyle aslında dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyorlar. Ancak bu şekilde olmadığı adli tıp raporuyla da çok sabit oldu" dedi.
"Sanıkların tümünün cezalandırılmasına yönelik ilk duruşmada dahi bir ceza ve karar verilebilir durumda"
Ramazan’ın oğlu Batuhan’ın Mustafa Ünal ile yaptığı telefon görüşmesinde söylediği sözleri aktaran Soner Aslan, "Diyor ki, ‘biz patlayacaksak ablam yüzünden patlayacağız’ şeklinde bir beyanı var. Dolayısıyla bir iletişim tespiti var. Kamera kayıtları var. Kamera kayıtlarının dışında adli tıp raporu var. Sanıkların telefonlarından elde edilen deliller var. Batuhan tarafından ikrar var. Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların tümünün cezalandırılmasına yönelik ilk duruşmada dahi bir ceza ve karar verilebilir durumda. Dosyanın delil açısından herhangi bir eksikliği yok" ifadelerine yer verdi.
"Aile çok yıkık ve dökük durumda"
Ramazan Arıkan’ın ailesinin ve birlikte iş yaptıkları abisi Adem Arıkan’ın çok büyük bir yıkım yaşadıklarını söyleyen Aslan, "Aile bağları çok sık olduğu için aile çok yıkık ve dökük durumda. Ramazan aslında olaydan bir süre öncesinde de Adem’e ‘abi beni zehirlediler biliyor musun?’ diyerek aslında Temmuz ve Ağustos’taki olaydan bahsetmiş. Adem anlam verememiş ama tabii ölüm olayı gerçekleştikten sonra bir önceki eylemlerinde aslında bir zehirleme girişimi oldu ortaya çıkmış" diye konuştu.
Aslan, ilk duruşmada tüm sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından dosyanın tamamlanmasını beklediklerini belirtti. Tüm delillerin sabit olduğunu ifade eden Aslan, sanıkların hak ettikleri cezaları en üst hadden alacağına inandıklarını ve tutuksuz yargılanan sanıkların da tutuklanmasını talep edeceklerini söyledi. Aslan, mahkemenin hakkaniyete uygun karar vereceğine inandığını belirtti.
Kaynak: İHA