Ainesi
Kültür Sanat
Kültür Sanat 1 Eylül 2026, 12:10 Editör
Bölgedeki depremler

Bölgedeki yıkıcı depremler, su altındaki ’Batık Şehri’ de vurdu

Elazığ’ın doğal güzellikleriyle tanınan ve tektonik bir yapıya sahip olan Sivrice Gölü’nde yer alan tarihi Batık Şehir, son yıllarda bölgede meydana gelen büyük depremlerin yıkıcı etkisini su altında da gözler önüne serdi. "Anadolu’nun Derinlikleri Projesi" kapsamında yürütülen su altı araştırmalarında, tarihi surlar, kale yapısı ve burçlarda ciddi hasarlar oluştuğu tespit edildi.

Bölgedeki yıkıcı depremler, su altındaki ’Batık Şehri’ de vurdu

Elazığ’ın Sivrice ilçesindeki tektonik Hazar Gölü suları altında yer alan Batık Şehir, bölgenin en önemli tarihi ve su altı arkeolojik değerlerinden biri olarak gün yüzüne çıkıyor. 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak tescillenip koruma altında bulunan Batık Şehir, binlerce yıl öncesine dayanan tarihi ile bölgede dalış turizmde başı çekiyor. 2020 Elazığ ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler Batık Şehri de etkiledi. Bu çerçevede Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sadece yüzeydeki doğal ve kültürel mirası değil, aynı zamanda su altında kalan kadim medeniyetleri de mercek alan Anadolu’nun Derinlikleri belgesel film yapım ekibi, su altındaki şehrin zarar gördüğü belirledi. Hazar Gölü’ne defalarca dalış yapan ekip; depremlerden dolayı surların, kale yapısının ve burçların ciddi oranda hasar aldığını yer yer yıkıldığını ve kırıldığını görüntüledi. Tahribatın gün geçtikçe daha fazla olabileceğini ve sonraki nesillere görecek bir şey kalmayabileceğini vurgulayan keşif dalgıcı Faruk Gül, su içerisindeki çalışmaları tamamladıktan sonra ilgili makamlara raporları sunacaklarını ifade etti.

"Yer yer yıkıldığını ve kırıldığını gördük. Bazı kemerlerin çöktüğünü belgeledik"

Sivrice Gölü’nün tektonik bir göl olduğunu belirten Anadolu’nun Derinlikleri Projesinde Güvenlik ve Keşif Dalgıcı Faruk Gül, "Bu bölgede daha önce iki tane büyük deprem meydana geldi. Birisi 2020 Sivrice depremi bir de 2023 yılında Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerdir. Bu depremlerde burası ciddi hasar almış. Biz buranın depremden dolayı bu kadar zarar aldığını bilmiyorduk. Belgesel çekimine ilk başladığımızda surların, kale yapısının ve burçların ciddi oranda hasar alarak tahribat gördüğünü, yer yer yıkıldığını ve kırıldığını gördük. Bazı kemerlerin çöktüğünü belgeledik. Çünkü deprem ve afetler ister istemez tarihe zarar verebiliyor. Su altında da restorasyon zor olur. Biz bundan dolayı belgesel çekiminde biraz daha bu alana yoğunlaşmaya mecbur kaldık. Tahribat gün geçtikçe daha fazla olacağından ilerideki nesillere görecek bir şey kalmayabilir. O yüzden biz burayı belgelerle ve raporlarla kayıt altına aldık. Su içerisinde çalışmalarımız bittiğinde, ilgili makamlara rapor edeceğiz" dedi.

"Bazı bölgelerde kırılmalar bir insanın rahat girebileceği düzeydedir"

Keşif yaptıkları alanın büyük bir yer olduğunu aktaran Gül, "Surlar ortalama 2 buçuk kilometre olduğu söyleniyor. Biz her zaman aynı noktaya çok fazla dalış yapamıyoruz. Bu yüzden çalışmalarımız kısım kısım ilerliyor. Bazen aynı noktalara birkaç gün sonra girebiliyoruz. Görüntülerimiz iyi olmazsa dalış yaptığımız alana tekrar dalış yapıyoruz. Bu bölgede yaptığımız araştırmaları Fırat Üniversitesinde bulunan hocalarımızla yürütüyoruz. Yaptığımız araştırmalarda, kalenin dip yapılarının daha büyük taşlardan yukarı çıktıkça taşların küçüldüğünü görüyoruz. Buradan yola çıktığımızda birden çok medeniyetin ev sahipliği yaptığı görülüyor. Kale duvarları, 2 metre civarında. Surun uzunluğu 2 buçuk kilometre. Duvarların kolay kolay hasar almayacağı belli fakat, yaşadığımız depremler küçük depremler değildi. Burası da zaten tektonik bir göl. Bundan dolayı hasar oranı yer yer artabiliyor. Bazı bölgelerde kırılmalar bir insanın rahat girebileceği düzeydedir" ifadelerini kullandı.

"Dalışı gerçekleştirdiğimizde yarıkların daha da açıldığını fark ettik"

Anadolu’nun Derinlikleri Dalış Amiri İdris Çakmak ise, "2017 yılında biz buraya dalış yaparken, burada ufak çaplı yarıklar vardı. Bunun nedenlerinden birisi de buranın tektonik bir göl olmasından kaynaklıydı. 2020 yılında tekrar bir dalış gerçekleştirdik ve gözümüze çarpan şeyler oldu. Dalış yaptığımızda yarıkların biraz daha boy gösterdiğini fark ettik. Kahramanmaraş depremlerinin ardından buraya Anadolu’nun Derinlikleri Projesi adı altında tekrar bir dalış yapacaktık. Dalışı gerçekleştirdiğimizde yarıkların daha da açıldığını fark ettik. Bunun da 6 Şubat depremlerinden oluştuğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Kaynak: İHA

Google'da Ainesi'yi tercih ettiğin kaynaklara ekle

Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yap

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

Kültür Sanat kategorisinden

MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SENFONİ ORKESTRASI ÖNCÜLÜĞÜNDE BU YIL 7’NCİSİ DÜZENLENEN İDİL BİRET FESTİVALİ, DÖRT GÜN BOYUNCA KLASİK MÜZİĞİN SEÇKİN ESERLERİNİ MUĞLA’NIN FARKLI İLÇELERİNDE SANATSEVERLERLE BULUŞTURDU.
Muğla'da klasik müzik festivali

Sanatseverler unutulmaz anlar yaşadı

AHILIK
Çivril'de Ahilik geleneği

İlk kez yaşatıldı

MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ ALZHEİMER YAŞAM MERKEZİ VE AKTİF YAŞ ALMA MERKEZLERİ TARAFINDAN HAZIRLANAN "EVE GİDELİM" TİYATRO GÖSTERİSİ İLE SERGİSİ, 21 EYLÜL PAZARTESİ GÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİLECEK.
Merkezefendi'de etkinlik

Alzheimer ve yaş alma kutlandı

BAKAN ERSOY, İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİNDE YÜRÜTÜLEN KAPSAMLI RESTORASYON, GÜÇLENDİRME VE TEŞHİR-TANZİM ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU.
Arkeoloji Müzeleri'nde

EN KAPSAMLI RESTORASYON

BİLİM KAFE’DE ÖĞRENCİLERE GAZZE’DEKİ EĞİTİM MÜCADELESİ ANLATILDI
Bilim Kafe'de etkinlik yapıldı

Gazze'deki eğitim mücadelesi anlatıldı

İZMİR'DE BİLİNEN EN ESKİ YERLEŞİM ALANI YEŞİLOVA HÖYÜĞÜ’NDE SÜRDÜRÜLEN KAZILAR, 8 BİN 500 YIL ÖNCE BURADA YAŞAYAN İNSANLARIN GÜNDELİK HAYATINA IŞIK TUTUYOR.
Yeşilova’da arkeoloji çalışmaları

İzmirlilerin ilk izleri ortaya çıkıyor