Ainesi
Sağlık
Sağlık 8 Eylül 2026, 12:21 Editör
Uzman açıkladı

Dr. Korkmaz: "Meme bölgesindeki her büyüme jinekomasti değildir"

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Güllü Korkmaz, jinekomasti oldukça sık karşılaşılan ancak tedavi edilebilen bir durum olduğunu söyledi.

Dr. Korkmaz: "Meme bölgesindeki her büyüme jinekomasti değildir"

Erkeklerde meme dokusunun normalden fazla büyümesi olarak tanımlanan jinekomasti, toplumda sanıldığından daha sık görülüyor. Özellikle ergenlik döneminde geçici olarak ortaya çıkabilen bu durum, bazı erkeklerde kalıcı hale gelerek estetik kaygıların yanı sıra özgüven kaybına ve sosyal yaşamda çekingenliğe neden olabiliyor.

Medline Adana Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Güllü Korkmaz, bu durumun yalnızca görünüm açısından değil, kişinin fiziksel ve psikolojik beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek tedavinin kişiye özel planlanmasının önemini vurguladı.

Jinekomasti yaygın olarak görülüyor

Jinekomasti oldukça sık karşılaşılan ancak tedavi edilebilen bir durum olduğunu söyleyen Korkmaz, "Bu nedenle kişinin yaşadığı estetik veya psikolojik rahatsızlığı küçümsememek ve gerektiğinde uzman değerlendirmesine başvurmak önemlidir. Bu değerlendirmede ise öncelikle büyümenin nedenini ortaya konması ve buna uygun bir tedavi planlanması gerekir. Jinekomastinin en önemli nedenlerinden biri östrojen ve testosteron arasındaki dengenin değişmesidir. Ergenlik dönemindeki hormonal değişimlerin yanı sıra fazla kilo, bazı ilaçlar, hormon bozuklukları, tiroid, karaciğer ve böbrek hastalıkları da bu tabloya yol açabilir. Erişkinlerde yeni başlayan, hızlı ilerleyen, tek taraflı veya sert bir kitle şeklinde fark edilen durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır" dedi.

Her büyüme jinekomasti değildir

Meme bölgesindeki büyümenin her zaman jinekomasti anlamına gelmediğini de ifade eden Dr. Güllü Korkmaz, "Meme bölgesindeki her büyüme jinekomasti değildir. Jinekomastide meme bezi dokusu büyür. Fazla kiloya bağlı olarak yağ dokusunun artması ise yalancı jinekomasti olarak adlandırılır. Bu iki durumun ayrımı, uygulanacak tedavinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Muayene sırasında hastanın yaşı, şikayetin ne zaman başladığı, büyümenin tek veya çift taraflı olup olmadığı ve kullanılan ilaçlar değerlendirilir. Gerekli görülen hastalarda hormon testleri ve görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir. Özellikle erişkin yaşta sonradan ortaya çıkan vakalarda, hormonal bozukluklar ve diğer olası nedenlerin araştırılması tedavi sürecine yön verir. Ergenlik döneminde görülen birçok vakada belirli bir süre takip yeterli olabilir. Nedene yönelik tedavi gereken durumlarda ise öncelikle ilgili sağlık sorunu ele alınır. Kalıcı ve hastayı estetik veya psikolojik açıdan rahatsız eden durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilir. Yağ dokusunun fazla olduğu hastalarda liposuction tercih edilirken, meme bezi dokusunun belirgin olduğu durumlarda cerrahi uygulama gerekebilir. Her iki dokunun birlikte bulunduğu hastalarda ise kombine yöntemler gündeme gelir" diye konuştu.

Cilt fazlalığı varsa farklı yöntemler gerekebilir

İleri derecedeki vakalarda cilt fazlalığının da görülebileceğini kaydeden Korkmaz, "Böyle durumlarda yalnızca yağ ve meme dokusunun çıkarılması yeterli olmayabilir. Fazla cildin alınması ve bazı hastalarda meme başı-areola kompleksinin yeniden konumlandırılması gerekebilir. Burada uygulanacak yöntem, meme dokusunun yapısı, yağ miktarı, cilt elastikiyeti ve büyümenin derecesine göre belirlenir. Tedavide hedef yalnızca meme hacmini azaltmak değildir. Cerrahinin amacı, göğüs bölgesinde erkek anatomisine uygun, dengeli bir görünüm elde etmektir. Bunun için hangi dokunun ne ölçüde çıkarılması gerektiğini doğru belirlemek ve cerrahi tekniği buna göre seçmek önem taşır" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA

Google'da Ainesi'yi tercih ettiğin kaynaklara ekle

Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yap

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

Sağlık kategorisinden

TOPLU FOTO SOLDAN SAĞA: TÜRKİYE ALZHEİMER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE HASTA YAKINI HATİCE SERTAÇ SÜSLÜ, TÜRKİYE ALZHEİMER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI DİLEK ŞAHİNÖZ, ABDİ İBRAHİM OTSUKA GENEL MÜDÜRÜ ZEYNEP ALPTEKİN BASA, TÜRKİYE ALZHEİMER DERNEĞİ TIBBİ KURUL BAŞKANI PROF. DR. BAŞAR BİLGİÇ.
Alzheimer araştırmaları hızlandı

Yeni tedavi ve tanı yöntemleri anlatıldı

SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN 'SAĞLIK TESİSLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİNE DAİR YÖNERGE' KAPSAMINDA, MERKEZİ İL DEĞERLENDİRME EKİBİ TARAFINDAN KAYSERİ DEVLET HASTANESİ'NDE SAĞLIK TESİSİ DEĞERLENDİRME STANDARTLARI (SDS) MERKEZİ İL DEĞERLENDİRMESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Kayseri’de sağlık değerlendirmesi

SDS Merkezi İl Değerlendirmesi yapıldı

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYET BÖLÜMÜ’NDEN UZM. DYT. MISRA AYDIN
Çocukların sağlığı için

Beslenme çantasında denge şart

MEDİCAL PARK ANTALYA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ASLI YALÇINKAYA
Okul çantası seçimi önemli

Omurga sağlığını doğrudan etkiliyor

MEDİCAL POİNT GAZİANTEP HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZM. DR. DEMET ÇETİN, UZUN SÜREN ÖKSÜRÜĞÜN BASİT BİR ŞİKAYET OLARAK GÖRÜLMEMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, ÖZELLİKLE ÜÇ HAFTADAN UZUN SÜREN ÖKSÜRÜKLERDE ALTTA YATAN NEDENİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.
Uzun süren öksürük uyarısı

Basit şikayet olmayabilir

MEDİCANA BURSA HASTANESİ GENEL MÜDÜRÜ DR. ÖZCAN AKAN.
Sağlıkta öncelik değişmedi

Güvenli bakım her zaman temel