Ege'de Madencilik: Ormanlar Yok Oluyor, Köyler Boşaltılıyor
İspanya'da yayın yapan El Salto'nun haberine göre; Türkiye'nin Ege kıyısındaki Milas-Ören karayolu üzerinde yaşayan Nejla Işık, ailesinin nesillerdir yaşadığı evinin ve çiftliğinin, bölgedeki madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altında olduğunu belirtiyor.
El Salto'nun aktardığına göre; Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı, 2020 yılında Limak Holding ve ICTAS Holding ortaklığı olan YK Enerji'ye, Nejla Işık'ın evine yakın bir ormanda açık ocak kömür madeni işletme izni verdi. Aynı yıl komşular bu lisansa itiraz ederek çalışmaları durdurmayı başardı. Ancak 2023 yazında, aylardır kamp kurarak alanı koruyan göstericilerin gözü önünde ormanın büyük bir kısmı kesildi.
Çevrecilik aktivisti Neşe Tuncer'in ifadelerine göre, iki buçuk yıl süren mücadelenin ardından bir hafta içinde 76 hektarlık ağaç kesildi ve protestoculara tazyikli su sıkıldı. El Salto'nun haberine göre, dinamitle açılan madenler Akbelen'in bazı bölgelerini telle çevrili ve fotoğraf çekmenin yasak olduğu çöle dönüştürdü. Nejla Işık, sekiz köyün şimdiden kamulaştırıldığını, yeni ihalelerle 50'den fazla köyün etkileneceğini söylüyor.
2025 yılında yürürlüğe giren ve madencilik faaliyetlerini kolaylaştıran 7554 sayılı yeni yasa ile Türkiye, yeni maden ruhsatlandırma süreçlerini hızlandırdı. Anglo-Türk medya kuruluşu Turkey Recap'in hükümet verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre, 2024'ten bu yana 1,4 milyon hektardan fazla maden alanı ihaleye çıktı. El Salto'nun belirttiğine göre, bu reform belirli koşullar altında zeytinliklerde madencilik faaliyetlerine izin veriyor ve stratejik veya kritik minerallerle ilgili projeler için acil kamulaştırmayı öngörüyor.
Neşe Tuncer, madenlerin bölgenin tarihini ve ekonomisini yok ettiğini vurguluyor. Akbelen halkının tarihsel olarak tarım ve hayvancılıkla uğraştığını, aynı zamanda kendi kendine yeterli bir yaşam tarzına sahip olduğunu belirten Tuncer, bölgenin tarım endüstrisine bağımlı hale geleceğini eleştiriyor. El Salto'nun haberine göre, bölge halkı için gelir kaynağı ve toprakla bağ kurma sembolü olan zeytin ağaçlarının madencilik faaliyetleri için kamulaştırılması yasak olmasına rağmen, şirketler zeytin ağaçlarının başka bir yere dikilmesini veya yakacak olarak kullanılmasını önererek yerel halkı sürece dahil etmeye çalışıyor. Ayrıca, yeni 7554 sayılı yasa, zeytinliklerde maden açılmasını kolaylaştırıyor.
Hükümet, araziye el koymak için "acil kamulaştırma" emrini kullanıyor. El Salto'nun aktardığına göre, bu mekanizma daha önce ulusal acil durum veya doğal afet vakalarında kullanılmışken, 7554 sayılı yasa ile maden inşaatı için arazi kamulaştırmasına genişletilmesi kamuoyunda tartışmalara yol açtı. YK Enerji, yeni mevzuatla madeni daha da genişletmeye çalışırken, komşular kamulaştırmayı durdurmak için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Nejla Işık, madenlerin kömür santrallerine linyit sağlamak amacıyla açık ocak işletmesini genişletme gerekçesiyle açıldığını, ancak bulunan kömür rezervlerinin tahmin edilenin altında kaldığını belirtiyor. Bu nedenle, El Salto'nun haberine göre, 300 kilometreden fazla uzaklıktaki Soma'dan maden taşınması gerekiyor. Işık, madenlerin bölgenin kırsal dokusunu tamamen değiştirdiğini ve topraklarının ekonomisini yok ettiğini söylüyor. Madencilik şirketleri ise çalışmalar sonrası araziyi canlandıracaklarını iddia etse de, ekoloji hareketi bu iddiaları sorguluyor.