Güney Kafkasya'da Yeni Koridorlar Rekabeti Kızıştırıyor: Gürcistan'ın Transit Rolü Tehlikede mi?
Ermenistan, Azerbaycan ve ABD'nin Ağustos 2025'te imzaladığı Trump Rotası (TRIPP) projesi, Güney Kafkasya'nın transit sisteminde yeni bir döneme işaret ediyor. Bu proje, Azerbaycan anakarasını Ermenistan'ın güneyinden geçerek Nahçıvan'a bağlamayı hedefliyor. Daha önce 2023'te Ermenistan'ın sunduğu Barış Kavşakları girişimiyle bölgedeki kapalı ulaşım hatlarının açılması ve Ermenistan'ın Doğu-Batı ile Kuzey-Güney koridorlarına entegrasyonu amaçlanmıştı.
Bu gelişmeler, on yıllardır Güney Kafkasya transit sisteminde merkezi bir konuma sahip olan Gürcistan için önemli soruları gündeme getiriyor. Yeni güzergahların Ermenistan üzerinden açılması, iki ülke arasında rekabete yol açarak Gürcistan'ın özel transit rolünü aşındıracak mı, yoksa bölgedeki toplam yük akışını artırarak Ermeni ve Gürcü transit kapasitelerinin birbirini tamamlamasına olanak mı tanıyacak?
ABD destekli TRIPP projesi, sadece demiryolu ve karayolu değil, aynı zamanda petrol ve gaz boru hatları ile kabloları da kapsıyor. Projenin altyapı inşaatına henüz başlanmamış olsa da, ABD ve Ermenistan şimdiden demiryolu mühendislik çalışmaları, yatırım mekanizmaları ve özel sektörün katılımı üzerine çalışıyor. TRIPP, Azerbaycan'ı Nahçıvan'a, oradan da Türkiye'ye bağlayacak. Türkiye'de ise Kars-Dilucu demiryolu hattında inşaatın başlamasıyla Nahçıvan'a Ermenistan'dan bağımsız bir bağlantı kuruluyor.
TRIPP, aynı zamanda Orta Koridor olarak da bilinen ve Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Orta Asya'yı Avrupa'ya bağlayan Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası (TITR) ile birlikte değerlendiriliyor. TRIPP'in bu ulaşım sistemine entegrasyonu, ABD ve Avrupa Birliği gibi aktörler için büyük önem taşıyor. Zira bu aktörler, Orta Koridor'u Doğu ile olan ticaret bağlantılarında bir alternatif olarak görüyor.
Ermenistan'ın transit rolü henüz şekillenirken, Gürcistan Güney Kafkasya transit sisteminde uzun süredir kilit bir oyuncu konumunda. Orta Koridor'un önemli bir bölümü Gürcistan topraklarından geçerek, hem Gürcistan'ın Karadeniz limanları hem de Bakü-Tiflis-Kars demiryolu aracılığıyla Avrupa'ya bağlanıyor. Azerbaycan'dan çıkan petrol ve gazın büyük bölümü de Avrupa pazarlarına Gürcistan üzerinden ulaşıyor. Ermenistan'ın durumunda ise, savaş sonrası değişen güç dengeleri ve Azerbaycan'ın şartları dikte edebildiği bir ortamda yeni ulaşım bağlantıları şekilleniyor.
Gürcistan'ın Ermenistan için rolü kritik; Ermenistan'ın ticaret hacminin %70'inden fazlası bu ülkeden geçiyor. Ayrıca, Ermenistan'ın 2025 sonlarında ithal etmeye başladığı Azerbaycan dizel yakıtı ve Azerbaycan üzerinden taşınan Kazak ve Rus malları da Gürcistan demiryolları aracılığıyla ulaşıyor. Mayıs ayında Ermenistan ve Türkiye, Kars-Ahılkelek demiryolunun Ermenistan tarafına açılacağını duyurdu.
Bu gelişmeler karşısında, Tiflis merkezli Ulaşım Koridoru Araştırma Merkezi Direktörü Paata Tsagareishvili'ye göre, Ermenistan üzerinden yeni ulaşım hatlarının oluşturulması Güney Kafkasya'da rekabeti artıracak. Tsagareishvili, bu yeni güzergahların, Gürcistan üzerinden geçen Orta Koridor bölümüyle verimlilik açısından rekabet edeceğini öngörüyor. Ermeni ekonomist Suren Parsyan da benzer şekilde, TRIPP dahil olmak üzere ulaşım hatlarının açılmasının bölgede rotalar üzerinde rekabete yol açacağını belirtiyor. Parsyan, TRIPP'in alternatif bir rota olabileceğini ancak Gürcistan'ın transit rolünü ciddi şekilde etkilemeyeceğini düşünüyor. Parsyan, "Orta Koridor zaten limanlar, demiryolları, operatörler, gümrük prosedürleri ve yerleşik bir müşteri tabanı ile işleyen bir lojistik sistemdir" dese de, transit süreleri, gümrük vergileri ve diğer faktörlere bağlı olarak Gürcistan'ı baypas eden rotaların cazip olabileceğini kabul ediyor.