NATO üyesi Türkiye'den BRICS'e ilgi
Venezuela'da yayın yapan Mercopress'in haberine göre; NATO üyesi Türkiye, Batı'nın küresel hâkimiyetinin azaldığı ve çok kutuplu bir düzenin ortaya çıktığı bir dönemde, stratejik özerkliğini ilerletmek ve ekonomik iş birliğini genişletmek amacıyla BRICS'e üye olmak için resmi başvuruda bulunan veya ilgi gösteren otuzdan fazla ülke arasında yer alıyor.
Mercopress'in aktardığına göre; Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin dışişleri bakanlarının ilk toplantısını yirmi yıl önce gerçekleştirmesiyle başlayan BRICS grubu, 2009'da ilk zirvesini yapmış ve 2011'de Güney Afrika'nın katılımıyla genişlemiştir. 2024-25 yıllarında Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de tam üye olarak katılmasıyla BRICS, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını ve küresel gayri safi yurt içi hasılanın (satın alma gücü paritesiyle) yaklaşık %40'ını temsil etmektedir. Buna karşılık G7 ülkeleri, dünya nüfusunun %10'undan azını ve küresel GSYİH'nin %30'undan azını oluşturmaktadır.
Gazetenin yazdığına göre; BRICS, Batı liderliğindeki kurumlara meydan okuyarak küresel yönetişimin Batı merkezli kalması gerektiği varsayımını sorgulamaktadır. Grup, Batılı olmayan ülkeler için artan ekonomik ve jeopolitik belirsizliğe karşı bir güvence ve stratejik özerkliği ilerletmek için kurumsal bir platform sunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel liderlikten çekilme eğilimi, bu belirsizliği artıran faktörler arasında gösterilmektedir.
Kaynağın belirttiğine göre; BRICS, sembolik bir oluşumdan öteye geçerek somut kurumsal ilerlemeler kaydetmiştir. Yeni Kalkınma Bankası (NDB), küresel çapta tasarlanmış ve yalnızca gelişmekte olan ekonomiler tarafından yönetilen ilk çok taraflı kalkınma bankasıdır. Kurucu BRICS üyeleri, eşit hisse ve oy haklarına sahiptir. NDB, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun aksine, altyapı finansmanına siyasi koşullar eklememektedir.
Mercopress'in haberine göre; BRICS, uluslararası finansal sistemdeki kırılganlıkları azaltmak için de çalışmaktadır. Yaklaşan zirvede (12-13 Eylül), ulusal para birimleriyle ticaretin genişletilmesi, üyelerin dijital ödeme sistemleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılması ve alternatif sınır ötesi ödeme altyapılarının geliştirilmesi konularına odaklanılacaktır. Grubun iç çeşitliliği (liberal demokrasiler ve otoriter devletler, enerji ihracatçıları ve ithalatçıları, jeopolitik rakipler) önemli zorluklar yaratmaktadır. Çin ve Hindistan, İran ve Suudi Arabistan gibi ülkeler arasındaki farklı öncelikler ve jeopolitik endişeler, fikir birliği sağlamayı zorlaştırmaktadır.