Somali korsanları, bölgesel istikrarsızlığı fırsat bilerek denizlere döndü; Türkiye bağlantılı gemi de hedef alındı
Somali'de yayın yapan The Guardian'ın haberine göre; ABD-İsrail savaşının İran'a karşı yürütülmesi ve Somali'deki siyasi istikrarsızlığın artması, Afrika Boynuzu açıklarındaki yük gemilerine yönelik korsan saldırılarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına neden oldu.
Son olarak, Türkiye'ye askeri ekipman taşıyan Kamerun bandıralı Lutuf adlı gemi, iki hafta arayla kaçırılan sekiz gemiden biri oldu. Bu durum, özellikle Türkiye'nin Somali'deki artan etkisinin ardından dikkat çekiyor. 2024 yılında imzalanan bir anlaşmayla Somali donanmasını güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye, Lutuf'un kurtarılmasında Somali ile ortak bir operasyon yürüttü. Ancak yerel yetkililer, 4'ü korsan gemisi olmak üzere 4 korsan gemisinin imha edildiği operasyonda 2,5 milyon dolarlık fidye ödendiğini de belirtti. Bu durum, fidye ödemelerinin benzer olayları teşvik edebileceği yönünde uyarıları beraberinde getiriyor.
Uluslararası deniz güvenliği uzmanları, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz harekatlarının ve Kızıldeniz'deki Husi vekillerinin saldırılarının, küresel donanmaların dikkatini başka yönlere çekerek Somali kıyılarındaki korsanlığın yeniden canlanmasına zemin hazırladığını belirtiyor. Bu durum, daha önce korsanlıkla mücadele eden uluslararası filoların kaynaklarının başka bölgelere kaydırılmasına ve ticari risk yönetimi uygulamalarının gevşemesine yol açtı.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün Mayıs ayında yayımladığı bir rapor da benzer sonuçlara ulaştı. Rapora göre, Kızıldeniz'deki Husi saldırılarının yarattığı dikkat dağınıklığı, Somali kıyılarında nispeten uzun bir sakinlik döneminin ardından deniz güvenliğinde bir bozulmaya neden oldu. Analistler ayrıca, savaşın tetiklediği artan petrol fiyatlarının, petrol yüklü gemileri daha değerli hedefler haline getirdiğini de vurguluyor.
Somali'de 1991'den bu yana güçlü bir merkezi hükümetin olmaması, yetersiz devriye gemileri ve sahil güvenlik personelinin maaşlarını düzenli ödeyememesi gibi nedenlerle ülke, kıyılarını güvence altına almakta zorlanıyor. Tarihsel olarak, korsanlık faaliyetleri artan istikrarsızlık ve siyasi rekabet dönemlerinde yoğunlaşmıştır. Son dönemdeki olayların, İran adına hareket eden ağların Yemen'e silah kaçırmasına odaklanılmasıyla daha da arttığı düşünülüyor. Analistler, bu ağların, kara kontrolünü yeniden genişleten ve Yemen'deki Husilerle bağ kurmaya çalışan Somali'deki El-Şebab örgütü ile giderek daha fazla ilişkilendirildiğini öne sürüyor.
Yerel yetkililer, son olaylarda korsan gruplarının daha önce ele geçirdikleri gemileri kullanarak başka gemileri hedef aldığını belirtti. Lutuf gemisi, Somali kıyılarına üç deniz mili mesafede, daha önce kaçırılmış ve korsan gemisi olarak yeniden donatılmış bir çimento taşıyıcısı olan MV Sward tarafından yaklaşıldı. MV Sward'dan inen sekiz silahlı korsan, geminin güvenlik güçlerini etkisiz hale getirerek Lutuf'u ele geçirdi. Yetkililer, son saldırılarda korsan gruplarının teknolojik yeteneklerinin de arttığını belirtiyor.