Ainesi
Sağlık
Sağlık 30 Ağustos 2026, 12:50 Editör
Uzman uyardı

Uzmanı uyardı: Tüp bebekte ilk başarısızlıkta hemen vazgeçmeyin

Tüp bebek tedavisinde ilk denemenin başarısız olması çiftlerin çocuk sahibi olamayacağı anlamına gelmiyor. Yedi merkezde 18 bin 306 kadının verilerinin incelendiği araştırmada, üç tedavi sonunda kümülatif canlı doğum oranının yüzde 68,2’ye kadar çıkabildiği belirlendi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, "Sağlıklı embriyo elde edilebiliyor ve gebeliğe engel ciddi bir sorun bulunmuyorsa ilk başarısızlıkta hemen vazgeçilmemeli" dedi.

Uzmanı uyardı: Tüp bebekte ilk başarısızlıkta hemen vazgeçmeyin
Uzmanı uyardı: Tüp bebekte ilk başarısızlıkta hemen vazgeçmeyin

Tüp bebek tedavisinde başarının tek bir uygulama üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Faruk Buyru, tedavinin başarısında kadının yaşı başta olmak üzere yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta sayısı, embriyonun kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumunun etkili olduğunu söyledi.

Yedi merkezde 18 bin 306 kadının verilerinin değerlendirildiği araştırmaya göre, üç tedavi sonunda kümülatif canlı doğum oranı yüzde 68,2’ye ulaştı. Bu oran 35 yaşın altındaki kadınlarda yüzde 84,5 olurken, 41-42 yaş grubunda yüzde 30,1 olarak belirlendi.

Prof. Dr. Buyru, söz konusu oranların tüm yaş gruplarını kapsayan genel veriler olduğunu aktararak, "Yüzde 68,2 bütün yaş gruplarını kapsayan genel bir orandır. Kadının yaşı, yumurtalık cevabı, elde edilen yumurta sayısı, embriyonun kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumu başarıyı doğrudan etkiler. Özellikle 40 yaşından sonra sağlıklı yumurta ve embriyo elde etme ihtimali azalır. Bu nedenle araştırmadaki oranlar her hastaya doğrudan uyarlanamaz" ifadelerini kullandı.

"Bir ay kötü embriyo, sonraki ay iyi embriyo gelişebilir"

Tüp bebek tedavisinde yumurtalık cevabı ve embriyo kalitesinin her tedavide aynı olmayabileceğine dikkat çeken Buyru, bir denemede kaliteli embriyo elde edilememesinin sonraki denemelerin de başarısız olacağı anlamına gelmediğini söyledi. Buyru, "Bir ay transfer edilemeyecek kadar düşük kaliteli embriyolar elde edilirken sonraki tedavide çok daha kaliteli, hatta dondurulabilecek embriyolara ulaşılabilir. Sağlıklı embriyolar elde edilebiliyorsa ve gebeliğe engel başka ciddi bir durum yoksa hemen vazgeçmemek en doğrusudur" diye konuştu.

Kendi mesleki deneyiminde sekiz-on tedavinin ardından çocuk sahibi olan çiftlerle de karşılaştığını söyleyen Buyru, bunun her çift için aynı sayıda tedavinin uygulanması gerektiği anlamına gelmediğini ifade etti.

Başarısız tedavi psikolojik ve ekonomik yük oluşturabiliyor

İlk tüp bebek denemesinin başarısız olmasının çiftler üzerinde psikolojik ve ekonomik açıdan önemli bir yük oluşturabildiğini belirten Prof. Dr. Buyru, tedaviye başlamadan önce başarısızlık ihtimalinin de çiftlerle konuşulması gerektiğini söyledi. Buyru, "Yüzde 50-60 gebelik şansı tüp bebek açısından çok iyi bir rakamdır. Ancak bu, çiftlerin önemli bir bölümünün ilk denemede başarısızlıkla karşılaşabileceği anlamına da gelir. Bazı çiftler ekonomik nedenlerle, bazıları ise yaşadıkları psikolojik travma nedeniyle tedaviyi sürdürmek istemeyebilir. Bu süreçte psikolojik destek oldukça önemlidir" dedi.

45 yaşından sonra başarı şansı oldukça sınırlı

Kadın yaşının tüp bebek tedavisindeki en önemli başarı faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Buyru, 45 yaşından sonra uygulanan tedavilerin gebelik şansına katkısının oldukça sınırlı kaldığını söyledi.

Özellikle medyaya yansıyan 50 yaş üzerindeki gebeliklerin toplumda yanlış beklentilere yol açabildiğini belirten Buyru, "Bu gebeliklerin bir kısmında kadının genç yaşta dondurduğu yumurtalar kullanılıyor. Bir kısmı ise Türkiye’de yasal olmayan yumurta bağışı yoluyla gerçekleşiyor ancak bu ayrıntı çoğu zaman açıklanmıyor. Bu örneklerden hareketle herkesin ileri yaşta aynı şansa sahip olacağını düşünmek doğru değildir" şeklinde konuştu.

Tüp bebek tedavisinde kişiye özel planlama

Bilimsel araştırmaların tüp bebek tedavisinde önemli bir yol gösterici olduğunu ancak sonuçların tek bir oran üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Buyru, tedavide kişiye özel planlamanın önemini vurguladı.

Araştırmanın yöntemi, vaka sayısı ve çalışmaya dahil edilen hastaların özelliklerinin yanı sıra merkezin teknolojisi, embriyoloji laboratuvarının başarısı ve ekibin deneyiminin de sonuçları etkileyebildiğini belirten Buyru, "Çalışmanın yöntemi, vaka sayısı ve hangi hastaların araştırmaya dahil edildiği ayrıntılı olarak incelenmelidir. Merkezin teknolojisi, embriyoloji laboratuvarının başarısı ve ekibin deneyimi de sonucu etkiler. En doğru yaklaşım; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, embriyo özellikleri, rahim içinin durumu ve çiftin şartları dikkate alınarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktır" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: İHA

Google'da Ainesi'yi tercih ettiğin kaynaklara ekle

Yorumlar

Yorum yazmak için giriş yap

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

Sağlık kategorisinden

MEDİCAL POİNT GAZİANTEP HASTANESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI UZM. DR. DEMET ÇETİN, UZUN SÜREN ÖKSÜRÜĞÜN BASİT BİR ŞİKAYET OLARAK GÖRÜLMEMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, ÖZELLİKLE ÜÇ HAFTADAN UZUN SÜREN ÖKSÜRÜKLERDE ALTTA YATAN NEDENİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.
Uzun süren öksürük uyarısı

Basit şikayet olmayabilir

MEDİCANA BURSA HASTANESİ GENEL MÜDÜRÜ DR. ÖZCAN AKAN.
Sağlıkta öncelik değişmedi

Güvenli bakım her zaman temel

ASLANAPA’DA BÜYÜKBAŞ HAYVANLARA ŞAP AŞISI UYGULANIYOR
Aslanapa’da hayvan sağlığı çalışması

Büyükbaşlara şap aşısı yapılıyor

ADÜ’DE İLK KEZ UYGULANACAK, ANİ KALP DURMALARINA HIZLI MÜDAHALE EDİLECEK
ADÜ'de yenilik

Ani kalp durmasına hızlı müdahale

9. ULUSAL NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR KONGRESİ BAŞLADI
Nöromusküler hastalıklar gündemde

9. Ulusal Kongre başladı

ANKARA ATATÜRK SANATORYUM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİ KLİNİĞİ BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. AYŞE DERYA BULUŞ
Prof. Dr. Buluş

Çocukları ekran karşısından uzaklaştırıp harekete yönlendirmeliyiz